• MyPassion
DEPBOYLU,TBMM’DE BÜYÜK MENDERES NEHRİ KİRLİLİĞİNİ GÜNDEME GETİRDİ
27/05/2017 14:53

TBMM Genel Kurulu'nda konuşan Milliyetçi Hareket Partisi Aydın Milletvekili Deniz Depboylu, Büyük Menderes Nehri'nin ve havzasının temizlenmesi, vatandaşların, çiftçilerin, arazilerin ve doğanın korunması için yaşanılan sorunların tespit edilerek çözüme yönelik çalışmalar yapmak üzere Meclis Araştırma Komisyonu’nun kurulmasını istedi.

Depboylu, “Aslında uzunca bir süredir verdiğimiz önergenin gündeme getirilmesini beklemekteydik; ama yaşanılan sorunların ne kadar büyük olduğunu görünce biz kendimiz çekilmesini talep etmekte gerek gördük” ifadesini kullandı.

Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesi Suçıkan mevkisinden doğarak, 584 kilometre boyunca akarak Aydın’ın Söke ilçesi Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Kafa mevkisinden Ege Denizi'ne ulaşan Büyük Menderes Nehri, kirliliğiyle gündeme geldi. TBMM Genel Kurulu'nda konuşan MHP Aydın Milletvekili Deniz Depboylu, Büyük Menderes’in Ergene ve Gediz’den sonra Türkiye’nin en kirli üçüncü nehri olduğunu söyledi. Büyük Menderes Nehri’nde iki temel sorunun bulunduğunu belirten Depboylu, birincisinin Büyük Menderes Nehri ana su kütlesi ve kolları ile bu su kütleleriyle bağlantıları ve gölleri etkileyen kirlilik sorunu olduğunu, bir diğerinin ise Büyük Menderes Havzası'nda yer alan su kütlelerinin morfolojisinin geri dönülemeyecek şekilde değiştirilmesi ve su düzeninin bozulması sorunu olduğunu ifade etti.

MENDERES NEHRİ’Nİ KİRLETEN 6 SEBEP

Menderes Nehri’nin kirliliğinin sebeplerinin belli olduğunu vurgulayan Depboylu, bunların sanayi atıkları, jeotermal atıklar, plansız kentleşme ve belediye atıkları, evsel atıklar, aşırı gübre ve ilaçlama ile Beşparmak Dağları'nda maden ocakları ve kimyasal madde atıkları olduğunu belirterek, “Sanayi kuruluşları, maliyet nedeniyle arıtma tesisi kurmuyor, var olanları da çalıştırmıyor. Menderes Nehri Aydın'a, Sarayköy mevkisinde Uşak ve Denizli'de bulunan sanayi tesislerinin atıklarının oluşturduğu kirlilik nedeniyle tarımda kullanılamayacak düzeyde kirliliği getirmektedir” dedi.

DEPBOYLU,“DÖRT İLDEKİ BELEDİYELERİN YÜZDE 88’İN ARITMA TESİSİ YOK”

Depboylu, “Jeotermal tesisler de bir yandan havaya saldıkları gaz atıklarla, bir yandan da toprağa ve suya verdiği zararla su kaynaklarımıza ve Menderes'e kirlilik vermekte. Yine Menderes'in geçtiği dört ildeki belediyenin yüzde 88'inin arıtma tesisi yok, Aydın'daki belediyelerin ise yüzde 70 oranında arıtma tesisi olmadığını biliyoruz. Aydın'da, evin içinde su, tuvalet ve banyo olma oranı da Türkiye ortalamasından daha kötü. Beşparmak Dağları’nda da maden ocakları ve kimyasal madde atıkları mevcut. Buradaki kirlilik Çine Çayı ile Menderes Nehri’ne kadar ulaşmakta. Maalesef Menderes Nehri, günden güne daha da kirlenmekte” diye konuştu.

DEPBOYLU,“YER ALTI KAYNAKLARI DA BU KİRLİLİKTEN ETKİLENİYOR”

Aydın'da içme ve kullanma su ihtiyacının yüzde 80’den fazlasının yer altı sularından kaynaklandığını anlatan Depboylu, doğayı kirleten bu unsurlar sebebiyle yer altı kaynaklarının da bu kirlilikten etkilendiğini söyledi. Menderes Havzası'nın kurtulması için alınabilecek çok sayıda önlemin olduğunu kaydeden Depboylu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu önlemlerin bazıları alınmaya çalışılmış ama yetersiz. Bir kısmına hiç dokunulmamış. Bu konuda ciddi bir çalışma yapılması gerekiyor. Tüm sanayilerde çevre uzmanlarının görevlendirilmesi, atık su arıtma için mevcut en iyi teknolojilerin kullanılması gerekiyor. Hassas alanlarda, ileri atık su arıtma tesislerinin yaygınlaştırılması gerekiyor. Jeotermal sularının arıtılması, reenjeksiyonun yapılıp yapılmadığının kontrolü gerekiyor. Bunun gibi yapılması gereken çok sayıda işlem, alınması gereken çok fazla önlem var.”

DEPBOYLU,“AYDINLI ÇİFTÇİLER DESTEKLENMELİ VE BİLİNÇLENDİRİLMELİ”

Kullanılan tarım ilaçlarının denetlenmesi, çevrede yaşayan, tarımla uğraşan Aydınlıların da, çiftçilerin de hem desteklenmesi, hem de organik tarım için kendilerinin bilinçlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Depboylu, bu konuda kendilerine yardım edilmesi gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz taşmaları çok fazla yaşıyoruz Menderes'te. Allah'a çok şükür, son dönemde yaşamadık ama bundan sonraki dönem için de yaşanıp yaşanmayacağına dair önemli bir değerlendirme ve çalışmanın yapılması gerekiyor.”
Şerif AKARÇEŞME-Kuşadası


Facebook'ta Paylaş