CHP’de sular durulmuyor. Bir tarafta Genel Başkan Özgür Özel ve kurmayları “Kurultay toplanmalı” çağrısı yapıyor, diğer tarafta gözler yeniden partinin başına geçmesi beklenen Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrilmiş durumda.
Aslına bakarsanız Özgür Özel’in ve ekibinin kurultay istemesinden daha doğal bir şey yok. Çünkü mevcut delege yapısına bakıldığında kimin kimi desteklediği az çok belli. Bugünkü tabloya göre bir kurultay yapılırsa ortaya çıkacak sonucun ne olacağını siyaset kulisleri tahmin etmekte zorlanmıyor.
Peki Kemal Kılıçdaroğlu mevcut delegelerle hemen bir kurultay toplar mı?
Benim cevabım net: Bu konjonktürde toplamaz.
Neden mi?
Çünkü Sayın Kılıçdaroğlu’nun son dönemde verdiği mesajlara baktığımızda önceliğinin kurultay değil, parti içi yeniden yapılanma olduğu görülüyor. Özellikle “Partiyi kirletenlerden temizleyeceğim” şeklinde yorumlanan çıkışları, CHP’de kapsamlı bir değişimin işaret fişeği olarak değerlendiriliyor.
Siyasette hiçbir lider, sonucu önceden belli olan bir sürece hazırlıksız girmez. Hele ki yıllarca CHP Genel Başkanlığı yapmış, teşkilatları ve parti dengelerini en iyi bilen isimlerden biri olan Kemal Kılıçdaroğlu hiç girmez.
Bu nedenle Kılıçdaroğlu’nun, görevi mahkeme kararıyla da olsa devralması halinde ilk iş olarak kurultay takvimi açıklamasını beklemiyorum. Aksine il ve ilçe örgütlerinde kapsamlı bir değerlendirme süreci başlatması, kimlerle devam edip kimlerle etmeyeceğinin hesabını yapması daha olası görünüyor.
Siyaset satranç gibidir. Hamleler bir gün önceden değil, aylar öncesinden planlanır. CHP’de yaşanan süreçte de görünenin ötesinde bir hazırlık olduğu açık.
Bu nedenle bugün konuşulan soru “Kurultay olacak mı?” değil, “Kurultay hangi şartlarda ve hangi delegelerle yapılacak?” sorusudur.
İşte CHP’nin geleceğini belirleyecek olan da bu sorunun cevabı olacaktır.
ŞERİF AKARÇEŞME KUŞA HABER
Aydın ve Kuşadası’ndan haberdar olmak için www.kusahaber.com ve @kusa_haber takip edin.






