Aydın’daki gazeteciler neden tek çatı altında birleşmiyor?
KÖŞE YAZISI | ŞERİF AKARÇEŞME
Atalarımız boşuna söylememiş: “Birlikten kuvvet doğar.”
Hepimiz bu sözü biliriz. Yeri geldiğinde söyler, hatta başkalarına birlik ve beraberlik konusunda öğütler veririz. Peki, iş uygulamaya geldiğinde ne yaparız?
İşte asıl mesele burada başlıyor.
Şöyle çevremize bir bakalım. Sayısız dernek, cemiyet ve sivil toplum kuruluşu var. Elbette bunların içerisinde üyeleri için gece gündüz çalışan, onların haklarını savunan, sorunlarına çözüm arayan ve dayanışmayı ön planda tutan kuruluşlar da bulunuyor.
Ancak bir de sadece tabelası olan, varlığı ile yokluğu pek belli olmayan dernekler var.
Dahası, bazen bir derneğin içerisinde yönetim için yarışanların, seçimleri kaybettikten sonra birlik içerisinde mücadele etmek yerine alternatif dernek kurma yoluna gittiklerini de görüyoruz.
Peki, bu ayrışmalar kime ne kazandırıyor?
Üyelere mi? Mesleğe mi? Yoksa kişisel hesaplara mı?
AYDIN’DA GAZETECİLER NEDEN AYRI ÇATILAR ALTINDA?
Gelelim kendi mesleğimize…
Aydın’da gazetecileri temsil eden Aydın Gazeteciler Cemiyeti (AGC) ve Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti (ABGC) bulunuyor.
İki ayrı cemiyet, iki ayrı yönetim, iki ayrı organizasyon…
Ama aynı meslek!
Aynı sorunlar, aynı sıkıntılar, aynı beklentiler…
Hepimiz gazeteciyiz. Hepimiz haber peşinde koşuyoruz. Hepimiz kamuoyunu bilgilendirmek için mücadele ediyoruz.
O hâlde neden ayrı çatılar altında bulunuyoruz?
Neden güçlerimizi birleştirmiyoruz?
Neden Aydın’daki gazetecilerin tamamını kucaklayan, güçlü, etkili ve saygın tek bir meslek örgütü oluşturmuyoruz?
MAKAMLAR GEÇİCİ, MESLEK KALICIDIR!
Burada kimseyi suçlamak, herhangi bir cemiyeti veya yöneticisini hedef almak gibi bir düşüncem yok.
Aksine, her iki cemiyetin yöneticilerine ve üyelerine samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Artık kişisel hesapları, makamları, koltukları ve geçmişte yaşanan kırgınlıkları bir kenara bırakmanın zamanı gelmedi mi?
Bugün gazetecilerin ekonomik sorunları var. Mesleki hakları konusunda sıkıntıları var. Yerel basının ayakta kalma mücadelesi var. Gazetecilerin dayanışmaya, birlik olmaya ve güçlü bir meslek örgütüne her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.
İki ayrı cemiyetin ayrı ayrı verdiği mücadele yerine, tek çatı altında verilecek ortak mücadelenin çok daha etkili olacağına inanıyorum.
Birlik olursak sesimiz daha gür çıkar.
Birlik olursak sorunlarımızı daha güçlü dile getiririz.
Birlik olursak mesleğimizin saygınlığını daha ileriye taşırız.
En önemlisi de birlik olursak kimse kendisini yalnız hissetmez.
GELİN, AYDIN’DA TARİHİ BİR ADIM ATALIM!
Benim çağrım açık ve nettir.
Aydın Gazeteciler Cemiyeti ile Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti yöneticileri bir masa etrafında buluşmalıdır.
Ön yargılar bir kenara bırakılmalı, geçmişin kırgınlıkları geride kalmalı ve birleşmenin yolları samimiyetle aranmalıdır.
Kim başkan olacak, kim yönetimde yer alacak tartışmalarından önce, gazetecilerin geleceği konuşulmalıdır.
Gerekirse ortak bir komisyon kurulmalı, üyelerin görüşleri alınmalı ve demokratik bir süreçle tek çatı altında birleşmenin zemini hazırlanmalıdır.
Çünkü mesele kimin başkan olduğu değil, gazetecilerin ne kadar güçlü olduğudur.
Unutmayalım!
Cemiyetler kişilerin değil, üyelerinin ve mesleğin hizmetinde olmalıdır.
Bugün bir araya gelemezsek yarın hangi sorunumuzu birlikte çözebiliriz?
Biz gazeteciler, toplumun birlik ve beraberliğini savunurken önce kendi aramızda bu birlikteliği sağlamalıyız.
Ayrışarak değil, birleşerek büyüyebiliriz.
SON SÖZÜM ŞUDUR:
Gelin, Aydın’da gazetecilik adına yeni bir sayfa açalım.
İki ayrı çatı yerine tek çatı, iki ayrı ses yerine tek ve güçlü bir ses olalım.
Kazanan ne bir başkan ne de bir yönetim olsun.
Kazanan Aydın gazetecileri olsun!
Çünkü hepimiz aynı yolun yolcusuyuz.
Ve unutmayalım…
BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR, AYRILIKTAN DEĞİL!
Şerif AKARÇEŞME
KUŞA HABER – Köşe Yazısı
www.kusahaber.com
Facebook: Kuşa Haber
Instagram: @kusa_haber







