Toplum olarak yardımlaşma kültürümüz güçlüdür. Zorda olana el uzatmak, düşeni kaldırmak, aç olana ekmek olmak bizim en büyük değerlerimizden biridir. Bu anlayışın temelinde ise çok önemli bir söz yatar:
“Bir elin verdiğini diğer el görmemeli.”
Bu söz, yardımın samimiyetini ve riyadan uzak olmasını öğütler. Çünkü gerçek yardım; gösteriş için değil, gönülden yapılır. Bir insanın ihtiyacını gidermek, onun onurunu incitmeden destek olmak en büyük erdemdir.
Ancak günümüz dünyasında farklı bir gerçeklik de karşımıza çıkıyor. Özellikle sosyal yardımların artması, daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşılması ve toplumda farkındalık oluşturulması için yapılan çalışmaların bazen kamuoyuyla paylaşılması da gerekiyor.
Peki bu bir çelişki midir?
Aslında hayır.
Eğer yapılan yardımlar;
birilerini rencide etmek için değil,
daha fazla hayra vesile olmak için paylaşılıyorsa,
işte o zaman bu paylaşım amacına hizmet eder.
Bugün birçok hayır kurumu, dernek ve gönüllü grup yaptığı yardımları duyurarak daha fazla insana ulaşabiliyor. Bir kişinin yaptığı yardım, başka birine örnek oluyor. Bir iyilik, başka iyilikleri doğuruyor.
Burada ince bir çizgi var…
Eğer amaç gösterişse, yapılan yardımın değeri azalır.
Ama amaç teşvik etmekse, yapılan yardım büyür, çoğalır.
Önemli olan;
niyetin temiz olması,
yardımın samimi olması,
ve paylaşımların insan onurunu zedelememesidir.
Unutmamak gerekir ki;
iyilik gizli yapıldığında değer kazanır,
ama doğru şekilde paylaşıldığında yayılır.
Belki de en doğrusu şudur:
Yardımı kalpte gizlemek,
iyiliği ise topluma yaymak…
Çünkü bu toplumun en çok ihtiyacı olan şey;
daha fazla iyilik, daha fazla merhamet ve daha fazla dayanışmadır.
Şerif Akarçeşme KUŞA HABER
Aydın ve Kuşadası’ndan haberdar olmak için www.kusahaber.com ve @kusa_haber takip edin.






