Kuşadası’nda son günlerde yaşanan gelişmeler, sadece bir isim etrafında dönen tartışmaların ötesine geçmiş durumda. Asıl mesele, destek kavramının ne kadar samimi, ne kadar gerçek olduğu…
Bir insan düşünün…
Düne kadar etrafı kalabalık, telefonu susmayan, her ortamda yanında olanlarla dolu.
Peki ya bugün? Aynı kalabalık nerede?
Zor zamanlar, insanların gerçek yüzünü gösteren en net aynadır.
Düşüş anında yanında olmayanların, yükseliş dönemindeki varlığı ne kadar anlamlıdır?
Bugün Kuşadası’nda, Ömer Günel üzerinden yürüyen tartışmalar aslında çok daha derin bir soruyu gündeme getiriyor:
Destek gerçekten var mı, yoksa sadece varmış gibi mi yapılıyor?
El heykeli önünde kurulan destek çadırında yapılan toplantılara bakıyoruz…
Konuşmalar var, açıklamalar var, görüntüler var…
Ama kalabalık yok.
Kuşadası’nda binlerce üyeye sahip olduğu söylenen Cumhuriyet Halk Partisi teşkilatında, bu sayının sahaya ne kadar yansıdığı tartışma konusu.
Rakamlar telaffuz ediliyor ama meydanlar o rakamları doğrulamıyor.
Her mitingde aynı yüzler…
Aynı insanlar…
Aynı görüntüler…
Bu durum ister istemez şu soruyu akıllara getiriyor:
Gerçekten destek mi var, yoksa alışkanlıktan gelen bir görünürlük mü?
Daha da önemlisi…
Sessiz kalanlar neden sessiz?
Bu bir tepki mi?
Bir mesafe koyma hali mi?
Yoksa bekle-gör politikası mı?
Kimseyi suçlamak kolaydır.
Ama asıl zor olan, kendine dönüp bakabilmektir.
Belki de mesele sadece dışarıdan görünenler değildir.
Belki de bazı kırgınlıklar, bazı hesaplaşmalar, bazı sessizlikler bu tabloyu oluşturuyordur.
Şunu unutmamak gerekir:
Gerçek destek, zor zamanda belli olur.
Kalabalıklar değil, duruşlar önemlidir.
Bugün yaşanan tablo, sadece bir kişiye yönelik değil;
bir anlayışın, bir örgüt yapısının, bir bağlılık kültürünün sorgulanmasıdır.
Ve en kritik soru şudur:
Birlik görüntüsü verilirken, gerçekten birlik var mı?
Çünkü bazen en yüksek ses, kalabalık değil;
sessizliktir.
Şerif Akarçeşme KUŞA HABER Aydın ve Kuşadası’ndan haberdar olmak için www.kusahaber.com ve @kusa_haber takip edin.







